Düşüp düşüp düşünmekten içinde sıkışıp kaldığın kargaşadan çıkamamışsan bir türlü gün yüzüne, kaybolup gittiysen saçmalıklarda, beyninin kıvrımlarındaki uğultular uyuşturuyorsa parmak uçlarını, çalamıyorsan kendi bestelediğin hayatı içinden geldiği gibi, kilitleniyorsa kelimeler dişlerinin arasında, söyleyemiyorsan şarkını, bitirmek istediğin halde sürüyorsa hala derin sessizlik…
Duymazlıktan geliyorsan gecenin gürültüsünü, uyumaya çalışıyorsan yinede… Yanıyorsa için ve su içmek bile gereksiz geliyorsa, dayanılmazsa ışıkları açmak, dağınıklığı görmek kadar…
Fazla fazla anlamlar yüklüyorsan yanlış insanlara ve anlamlandırdıklarının hiçbiri sana geri dönmüyorsa artık, benliğinden artakalanları mal ettiğin o insanların hala doğru olduğunu düşünüyorsan, vazgeçmek istemediklerine yalnızlık yükleyip, senden senin anlayamadığın biçimde kaçıp gittiğini, uzaklaştığını hissediyorsan yavaş yavaş ve hala nedenini anlayamıyorsan… Anlatsam da anlamazsın!
Saldırdığın hayatların dününü tanımamışsan ve bugünü ağır geliyorsa zihnindeki o müthiş uygarlığa… İç dünyasına girmeye çalıştığında duvarlar buluyorsan karşında, sahteliğe yer vermediğin bir dünyaya sokmak istiyorsan kıymetlini, buna rağmen gerçeklikten bir nebzede olsa eser yoksa ortada… Söz geçiremiyorsan artık, dinletemiyorsan çığlıklarını… Ve medet umuyorsan hala yabancı gözlerden…
Ve farkındalığını kaybetmişsen bütün bunlara rağmen…
Çek elini eteğini her şeyden, herkesten, hepsinden…
Kapat üstünü verdiklerinin ve sözde alamadıklarının. Yaşa yine bildiğin gibi, hükmet yine sana boyun eğenlere.
Ama şikâyet etme seni duymadıklarında, dinlemediklerinde…
Dokunmasın sana "Beni kaybettin" dediklerinde!
Benden sana tavsiye,yine de düşün…Ama beyaz düşün.!
Çünkü bilirim acıtır sonu… Dost sancısıdır bunun adı!




